Esas No
E. 2011/9077
Karar No
K. 2011/10655
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2011/9077 E.  ,  2011/10655 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SAMANDAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/03/2010

NUMARASI : 2010/28-2010/158

Taraflar arasındaki davadan dolayı Samandağ Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen  05.03.2010 gün ve 2010/28 Esas, 2010/158 karar sayılı  hükmün  bozulmasına ilişkin olan  24.02.2011 gün ve 2011/1259 E. 2011/2070 sayılı  kararın düzeltilmesi süresinde  davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava; 3621 sayılı Kıyı Yasasından kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine  ilişkin olup, yerel mahkemece son kurulan hükmün temyizi üzerine; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı davanın reddinin doğru olduğu, ancak 19.01.2011 tarihinde yürülüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesiyle  3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği  gerekçesiyle kararın bozulduğu görülmektedir.

Gerçekten de; işin esası bakımından 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve  23.07.2011  tarihinde  de karar resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.

Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse  ve ayrıca Anayasanın 153.maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de 10.3.1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptal, kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. Öyleyse, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez.

Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır.

Davacı Hazinenin, karar düzeltme isteğinin H.U.M.K.'nun 440. maddesi hükmü uyarınca kabulü ile Dairenin 24.02.2011 tarih, 2011/1259 Esas, 2011/2070   Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 05.03.2010 tarih, 2010/28 Esas, 2010/158 karar sayılı kararının açıklanan gerekçelerle  HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,    20.10.2011  tarihinde  oybirliğiyle  karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3402 md.36 K3621 md.16 K5841 md.153
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog