(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/1353 E. , 2010/6024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu pert total belirterek, sigortalısına ödediği 103.963.02 TL’ndan, trafik sigortasından tahsil edilen 5.750.00 TL’nın mahsubu ile bakiye 98.213.02 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, kazadan sonra uzun süre hastanede kaldığından, davadan 09.07.2009 tarihinde haberdar olduğunu belirterek, HUMK.’nun 166. v.d. maddeleri uyarınca hâli sâbıka ircâ talebi ile yetki itirazında bulunup, davalının ikametgahı ... mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, HUMK.’nun 9. ve 21. maddeleri uyarınca, haksız fiilin meydana geldiği yer veya davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu, kazanın Yalova’da meydana geldiği, davalının ise ...’de ikamet ettiği, her ne kadar dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de, 10 ay hastanede yatarak tedavi gördüğünden, bu süre içinde davadan haberdar olamadığı, bilahare bilirkişi raporunun tebliğini müteakip davadan haberdar olarak vekili vasıtasıyla yetki itirazında bulunduğu, HUMK.’nun 166. v.d. maddelerinde öngörülen şartların davalı yönünden oluştuğu anlaşılmakla, mahkemenin yetkisizliğine, süresinde başvurulması halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Davalı vekili temyize cevap dilekçesinde, hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davalıya, dava dilekçesi 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, tebligat usulüne uygun değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalının tebligat tarihinde uzun süreli tedavi için hastanede bulunduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca tebliği gerekmektedir. Davalı, bilirkişi raporunun tebliğ edildiği 09.07.2009 tarihinde davadan haberdar olmuş, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.