1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/2522 E. , 2012/3874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/06/2011
NUMARASI : 2010/42-2011/280
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı velisi, miras bırakan A.A.ile birlikte yaşadıklarını ve çocukları davacı A. muris A.mirasçısı olup, murisin 09.07.1999 doğumlu A.26.01.2000 tarihinde tanıma yoluyla nüfusa kaydettirdiğini ve bu işlemin ardından 3 yıl sonra çekişme konusu taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kızları ve eşine bedelsiz olarak satış suretiyle devrettiğini, ayrıca bu devrin ardından da murisin tanımanın iptali davası açtığını ancak davadan feragat ettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil olmazsa tenkis isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile çekişme konusu taşınmazların miras bırakan tarafından davalılara yapılan temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak, bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK.'nun 455. (6100 sayılı HUMK.'nun 305.) maddesi hükmü uyarınca tavzih ile ancak, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını ya da tereddüt veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Öte yandan, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut olaya gelince, dava değeri paya isabet eden değer olup, davaya konu taşınmazların tümü üzerinden harca hükmedilmiş, ancak tavzih kararı ile 5.643,00.-TL bakiye harca karar verilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere bu husus tavzih ile açıklanacak bir husus olmayıp hükmün değiştirilmesi niteliğindedir.
Kabule göre de, iptal ve tesciline karar verilen bağımsız bölüm numaraları hükümde belirtilmeyerek infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmiş olması da doğru değildir. Hal böyle olunca, mahkemenin, 15.07.2011 tarihli tavzih kararının yukarıda açıklanan sebeplerle ortadan kaldırılmasına, dava değerinin davacıların paylarına isabet eden değer olduğu gözetilerek bu miktar üzerinden harç ve Avukatlık parasına hükmedilmesi için karar bozulmalıdır. Davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.