1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2013/1079 E. , 2013/2357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TRABZON 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/04/2012
NUMARASI : 2011/167-2012/125
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davacılar vekili ile davalı S. vekili ve davalı A.D.tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, “davalı N. D. aleyhine açılan davanın reddine, dava konusu 834 parsel sayılı taşınmaz yönünden diğer davalılar hakkındaki elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, diğer parsel hakkında açılan dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, bozma kararına uyulmuş olmakla, belirtilen hususların yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir. Anılan bu husus, usulü kazanılmış hakkın bir sonucudur.
Ancak, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin bozma gereklerini tam olarak karşıladığını, hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Zira, dava konusu 834 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında yüzölçümü de artarak 139 ada 2 sayılı parsel haline geldiği kayden sabittir. Mahkemece yapılan keşif sonrası fen bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor eki krokide, “eski ve yeni” şeklinde belirtilen sınırlar konusunda raporda açıklama bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, dava tarihi itibariyle müdahale olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan; belirlenen tel çit çekmek suretiyle elatma olgusunun davalılar S. ve A. tarafından meydana getirilip, getirilmediği, yani, fiilen elatanın adı geçen davalılar olup olmadıkları kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmamıştır.
Hal böyle olunca; 834 sayılı parselin 139 ada 2 sayılı parsel olduğu gözetilerek, taşınmaz başında uygulama yapılmak suretiyle yerel bilirkişiler ile taraf tanıkları da dinlenilerek, davalılar S. ve A.’in taşınmaza müdahale edip etmediklerinin açıklığa kavuşturulması, başka bir ifadeyle dava tarihi itibariyle haksız müdahalede bulunup bulunmadıkları ile elatmanın, parsel numaraları ve sınırların değişmesi ile meydana gelip gelmediği hususlarının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, uzman bilirkişi yada bilirkişilerden keşfi izlemeye yarayan krokili rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Diğer taraftan kabule göre de, sicil kaydı kapatılan 834 sayılı parsel üzerinden hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.
Davacılar vekili ile davalı S. vekili ve davalı A.D.’nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.