Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/2756
Karar No
K. 2010/6306
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2010/2756 E.  ,  2010/6306 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Adana Asliye 3. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücü, işleten ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteği ... ’in bisikletine arkadan çarparak ölümüne neden olduklarını, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslahla birlikte 55.634,50 TL destek tazminatı ile 90.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleriyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, kusurlu olmadıklarını ve talebin fazla olduğunu savunmuştur.

Davalı ... vekili, aracı haricen sattığını ve sorumlu olmadığını savunmuştur.

Birleştirilen davanın davacısı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, kaza nedeniyle zarar gören asıl davanın davacılarına tazminat ödediklerini, ancak sürücünün alkollü olması nedeniyle bu zararın teminat dışı olduğunu, 27.045,00 TL'nin 1.440,14 TL faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, toplanan delillere göre, asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 9.379,56 TL maddi tazminat ve her iki davacı için toplam 17.500,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsiline; birleştirilen davanın ise kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2/A-Davacılar vekilinin temyizine gelince, dava trafik kazasından kaynaklanan destek tazminatı istemine ilişkindir.

Destek tazminatının hesaplanması için mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, tıp fakültesi öğrencisi destek için gelir olarak önce pratisyen hekim, daha sonra uzman hekim maaşı esas alınarak, ödeme düşüldükten sonra davacı anne için 50.634,50 TL ve kardeş için ise 2.056,00 TL tazminat hesabı yapılmış, ancak itiraz üzerine alınan ikinci raporda davacı kardeş için tazminat istenilemeyeceği belirtildikten sonra, davacı anne için nedeni belirtilmeksizin destek geliri olarak 1.530,00 TL kabul edilmiş, sonuçta anne için yine ödeme düşüldükten sonra 9.379,56 TL tazminat hesaplanmış ve mahkemece hangi gerekçe ile hükme esas alındığı açıklanmadan ikinci rapora göre karar verilmiştir.

Ancak bilirkişi raporları arasında gerek hesaplama yöntemi ve gerekse miktar itibariyle ciddi farklılıklar olup, bu çelişkinin giderilmesi gerektiği gibi, davacılar vekilinin ikinci bilirkişi raporuna karşı yönelttiği itirazların da cevaplanması gereklidir.

Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin rapora vaki itirazları da değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkinin yeni bir bilirkişi aracılığı ile giderilmesi, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. B-Diğer yandan, manevi tazminata ilişkin kurulan hüküm de dosya kapsamına göre uygun değildir.

Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden,hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda, davacıların murisi tıp fakültesi öğrencisi olup, kazada hiç kusuru bulunmaksızın ve davalı sürücü tam kusurlu olarak neden olduğu kazada ölmüştür. Bu durumda, hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özelliklerine, davacıların ölümden etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün kusur oranına ve olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşmemekte ve az olup, davacılar yönünden daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 1.211,64 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Trafik Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog