(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4507 E. , 2010/6310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Antalya 2. Sulh Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu müvekkiline ait aracın neden olduğu kazada, dava dışı üçüncü kişinin öldüğünü, zarar gören yakınlarına müvekkilince tazminat ödendiğini, ancak bu zarardan aralarında düzenlenen poliçe gereği davalı sigortanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, ıslahla birlikte 2.150,00 TL tazminatın kaza tarihi 21.11.1998 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan önceki davanın kesinleşmediğini ve zarar görenlerin alacağın neye dayandığını bilmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulüne, anılan meblağın 21.01.2003 tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davadaki ilk istem hakkında zamanaşımı def’inde bulunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent kapsamı dışındaki yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince 21.11.1998 tarihli kaza nedeniyle açılan davaya karşı başlangıçta zamanaşımı def’inde bulunulmamış ise de 22.04.2009 tarihli ıslah dilekçesine karşı, yasal süresi içinde 29.04.2009 tarihinde zamanaşımı def’inde bulunulmuş, ancak bu def’i mahkemece değerlendirilmemiştir.
İlke olarak, kanunda öngörülen zamanaşımı, kısmi dava açılması durumda, yalnızca dava konusu edilen kısım için kesilir. Talep konusu edilmeyen kısım için ise zamanaşımı işlemeye devam eder. Bunun sonucu olarak da davada ıslahla müddeabihin artırıldığı durumlarda, öğrenmeden itibaren yasal cevap süresi içinde davalı tarafın zamanaşımı def’inde bulunma hakkı vardır. Ayrıca, olaya ilişkin açılan ceza davasındaki karar da 18.11.1999’da kesinleşmiş olup, davada uzamış ceza zamanaşımı da söz konusu değildir.
Bu durumda, mahkemece, ıslahla artırılan kısım için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde olay tarihine göre öngörülen 5 yıllık zamanaşımının dolduğu gözetilerek, ıslahla artırılan kısım bakımından zamanaşımı nedeniyle istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davadaki tüm istemlerin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.