Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/3948
Karar No
K. 2012/7805
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2012/3948 E.  ,  2012/7805 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı adına kayıtlı aracın dava dışı alkollü sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada 3. kişiye ait aracın hasarlandığını kaza tutanağına göre olayda davalı aracının sürücüsünün %75 karşı aracın sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduklarını, %75 kusur oranına isabet eden 5.316 TL hasar bedelinin zarar gören hak sahibine ödendiğini, olayın alkolün etkisi ile meydana geldiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili araç müvekkili adına kayıtlı ise de müvekkilinin bu aracı olay tarihinden çok önce 3. kişiye haricen sattığını ve fiili zilyetliğini teslim ettiğini bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.686,90 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi ile ... Genel Şartlarının 4/d maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hallerin sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülememesine, sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine (sigortalısına, akidine) rücu edebilmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, ... sözleşmesine dayanılarak sigortalı hakkında açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.

Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir.

O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)

Somut olayda davaya konu trafik kazası 7.10.2006 tarihinde saat 11.45 te meydana gelmiştir. Davalı sigortalıya ait aracın dava dışı sürücüsü ...saat 12.07 de yapılan ölçüme göre 0.46 promil alkollü olarak araç kullanırken kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ederek 3. kişiye ait ... plakalı araca çarparak bu aracın hasarlanmasına sebebiyet vermiştir. Kaza tesbit tutanağı ile hükme esas alınan kusur ve hasar uzmanı bilirkişice düzenlenen raporda karşı aracın sürücüsü ...'ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden %25 oranında davacıya sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlalden %75 oranında kusurlu oldukları tesbit edilmiştir. Ekspertiz raporuna göre karşı araçta KDV hariç 6.270,90 TL tutarında bilirkişi raporuna göre ise değer kaybı zararı hariç KDV dahil 6.199 TL tutarında zarar meydana geldiği belirtilmiştir. Davacının dosyada mevcut ... poliçesine göre maddi hasarlarda azami poliçe limiti 5.750 TL.sıdır.

Davacı taraf zarar gören aracın malikine 8.3.2007 tarihli ibraname karşılığında 5.316 TL hasar bedelini ödemiş ve dava dilekçesinde sigortalısına ait aracın sürücüsünün kaza tutanağına göre %75 oranında kusurlu bulunduğunu KDV dahil karşı araçta meydana gelen 7.399,66 TL hasarın %75 kusur oranına göre sorumluluklarında bulunan 5.316 TL.sına karşı aracın işletenine ödediklerini belirterek sürücünün olay anında alkollü olması sebebiyle bu meblağın 16.3.2007 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yukarıda açıklanan ilkelere göre sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmez. Oluşan hasarın salt alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğinin saptanması gerekir. Bu konuda nöroloğ bilirkişiden rapor alınmamış ise de olaya ilişkin düzenlenen kaza tesbit tutanağı ile hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda davalı aracının sürücüsüne %75, karşı aracın sürücüsüne %25 oranında kusur izafe edilmiştir.

Davacı vekili de zaten sigortalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğuna dayanarak iş bu davayı açmıştır. Alkol dışında başka etken olan dava dışı 3.kişiye ait aracın sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmakla münhasırlık unsuru ortadan kalmış olduğundan artık nöroloji bilirkişiden rapor alınmasına da gerek kalmamıştır. Bu durumda mahkemece kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisi altında meydana gelmediğinin hasarın trafik sigortası poliçesi teminatı kapsamında kaldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

3.Kabule göre de, davacı vekilinin 5.316 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiş olmasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 4.686,90 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş bulunmasına göre davanın reddedilen kısmı üzerinden dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ayrıca yargılama giderlerinin davanın red ve kabul oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken davalı lehine vekalet ücreti konusunda olumlu veya olumsuz hiç karar verilmemesi ve yargılama giderinin tamamından davalı tarafın sorumluluğuna hükmedilmeside isabetli görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K2918 md.95/2 TTK md.1281 K2918 md.48
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.