Esas No
E. 2010/3161
Karar No
K. 2010/5033
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2010/3161 E.  ,  2010/5033 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ERMENEK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/11/2009

NUMARASI : 2008/9-2009/998

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı f. vasism.y.annesi f.'nın 280 ada 166 parsel sayılı taşınmazını 25.6.2002 tarihinde ve satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, ancak f.'nın ehliyetsiz olduğunu ve aslında bakım akdi yerine satış işlemi yapıldığını ileri sürerek tapu iptali ve f. adına tescil istemiş; yargılama sırasında f.'nın ölümü üzerine tek mirasçısı olarak davayı takip etmiştir. Davalı, f.'nın hukuki ehliyete haiz olduğunu ve çekişmeli taşınmazını bakılmak kaydıyla temlik ettiğini, ancak tapu memurunun hatası sonucu işlemin satış şeklinde gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine dair önceden verilen kararın Dairece " akit tarihinde davacının ehliyetli olup olmadığı yönünde Adli tıp Kurumundan rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde hile iddialarının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda ehliyetsizlik ve muvazaa iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı mirasçısı M.vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Mahkemece daha önceden kurulan hükmün temyizi üzerine Dairece “…ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek önemine binaen öncelikle incelenmesi, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa miras bırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahede kağıtları, reçeteler vs. istenmesi, tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, akit tarihlerinde davacının ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde hile iddialarının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra ehliyetsizliğin kanıtlanamadığı, diğer iddia yönünden de yazılı belge bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; bozmaya uyulmuş olmakla, tarafları yönünden usuli kazanılmış hak doğar ve bozma kapsamında belirtilen hususların aynen yerine getirilmesi zorunlu hale gelir. Oysa, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, ehliyetsizlik yönünden 2659 Sayılı Yasanın 7. ve 16. maddeleri hükümleri uyarınca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan rapor alınmamıştır.

Öyle ise, eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul tarzı itibariyle de davacı hile iddiasında bulunduğu halde, Borçlar Kanununun 28. maddesi uyarınca hilenin her türlü delille ispatı mümkün iken, yazılı belge ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi de isabetsizdir. Hal böyle olunca, davacı Mehmet vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 29.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K2659 md.16
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog