Aramaya Dön

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/13668
Karar No
K. 2013/12607
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2013/13668 E.  ,  2013/12607 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

1.Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.

Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, bilirkişi raporlarında taşınmazın kendi imkanlarıyla sulanabilir nitelikte olduğu belirtilerek münavebeye alınan ürünlerin sulu araziler için geçerli verim miktarları esas alınmış ancak kuru tarım arazilerindeki kapitalizasyon faizi üzerinden değer biçilmiştir.

Dava konusu taşınmazda sulamanın ne şekilde yapıldığı, taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak taşınmazın sulu arazi niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde ise kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Bu durumda taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı tespit edildikten sonra kapital faizinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2.Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre yapılacak değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda yasa hükmü gereği 2011 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken henüz 2011 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesi ile ve enflasyon oranı endeksi de uygulanarak 2010 yılı verilerine göre değer belirlenmiş olması,

3.Mahkemece tespit edilen ve kamulaştırılan taşınmazın malikine ödenmesine karar verilen bedel 2.390,76 TL, kendisini vekille temsil ettiren İdare yararına hükmedilen avukatlık ücreti ise 1.200 TL'dir. Anayasamızın kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesine göre; Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmazların tamamını veya bir kısmını ... kamulaştırmaya yetkili olup bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi kamulaştırma yapma yetkisine sahip kuruluşların kamulaştırma yapmaları halinde kural olarak kamulaştırılan taşınmazın değerinin tam karşılığını, malikine ödemek zorundadırlar. Öte yandan 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesinin 8. fıkrasına göre; hakim, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeline hükmetmelidir. Hakim, karar verirken taşınmaz malikinin eline geçecek bedelin kamulaştırılanın değerine uygun olup olmadığını gözetmesi gerekir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi somut olayda, mahkemece hükmolunan kamulaştırma bedeli, işin önemi ve niteliği, hükmolunan şeyin tahammülü dikkate alınarak İdare yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Mahkemece yukarıda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek rapor alınmalı, bu raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K4650 md.11 K2942 md.10 K4650 md.15
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog