(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13250
- Karar No
- 2012/14060
- Karar Tarihi
- 14.12.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/13250 E. , 2012/14060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada Niğde İş ve Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalı hakkında yapılan takipteki vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Niğde İş Mahkemesince, taraflar arasında hizmet ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasında hizmet ilişkisinin tüm unsurlarının bulunduğunu belirterek, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4857 Sayılı İş Kanununun 1/II maddeside, “Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre bir uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülebilmesi için taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisinin bulunması gerekmektedir.
Somut olayda ise davacı, davalı şirkette 01.10.2009 tarihinde kendi aracı ile şoförlük yapmak üzere sözlü olarak anlaştığını, 7 ay çalıştığını fakat 5 aylık çalışma bedelinin kendisine ödenmediğini, bu konuda yaptığı takibe itiraz edildiğini belirterek 5.000-TL asıl alacak üzerinden yaptığı itirazın iptalini talep etmiş ise de, davacıya ait iş yeri giriş bildirgesindeki işe giriş tarihi ile çalıştığını iddia ettiği dönem birbirini tutmamaktadır. Kaldı ki dinlenen tanıkların, davacının davalının yanında iddia ettiği şekilde işçi olarak değil de velilerden alınan paralarla kendi aracı ile çalıştığı yöndeki beyanları nazara alındığında taraflar arasında iş sözleşmesinin varlığı söz konusu değildir. Bu durumda İş Kanundan kaynaklanmayan uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde dava değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.