(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/5231 E. , 2012/11309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : ..., ...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu Ezine ...,... parselde kayıtlı, 1 No.'lu bağımsız bölüm üzerine, davalı ... lehine ipotek tesisine ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu ..., ipotek işleminin muvazaalı olduğunu belirterek kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlunun alacaklıyı ızrar kastının bulunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasının koşullarından biri alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/II) aciz belgesinin bulunması gerektiğidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun haczi kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir. ../... -2- 2012/5231 2012/11309 5411 sayılı Bankacılık Yasasının geçici 13-16. madde hükmüne göre ise, davacı bankanın sermayesinin yarısından fazlasının kamu kurum ve kuruluşlarına ait olduğu ve açtığı tasarrufun iptali davasında aciz belgesi aranmayacağı belirgindir, ancak bu hüküm yasa metninde açıklandığı üzere, 26.12.2003 tarihinden önce kullandırılan krediler için geçerlidir. Somut uyuşmazlıktaki takibe esas kredi sözleşmesinin üzerinde tarih bulunmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin 09.02.2006 tarihinde yapıldığı, icra dosyasının içerisindeki 11.03.2009 tarihli hesap kat ihtarnamesi muhteviyatından anlaşılmaktadır. Bu durumda, eldeki dava bakımından, davacı banka tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi aranacaktır.
Bununla birlikte, banka tarafından 30.12.2009 tarihli rehin açığı belgesine istinaden, Ezine İcra Müdürlüğü'nün 2012/132 Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile yapılan takipte icrai haczin yapılmadığının anlaşılmasına göre, mahkemece dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerekirken, işin esasına girilerek, borçlunun alacaklıyı ızrar kastının bulunamadığı gerekçesi ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte, kabule göre mahkemece davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.'nun 277 ve devamı maddelerinin karar içeriğinde tartışılıp, değerlendirilmemesi hatalı olmuş ancak, mahkemenin ulaştığı neticeye göre kararın onanması gerekmiştir.