(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12816 E. , 2011/1703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine yapılan takipte, Şanlıurfa 1.İcra Müdürlüğünün 2009/438 Tal. sayılı dosyasından yapılan haciz işleminde, kardeşi olan borçlu ile ilgisi bulunmayan ve kendisine ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; haciz yapılan işyerinin davacıya ait olup, borçlu kardeşi ile ilişkilerinin bulunmadığı ve davanın sübuta erdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu 17.9.2009 tarihli haciz işlemi sırasında hazır bulunan davacı 3.kişi işyerini devir almadığını ve borçluyu tanımadığını belirtmiş ise de haciz takip talebinde gösterilen, borçluya ödeme emrinin bizzat tebliğ edildiği ve borçlunun mal beyanı dilekçesinde gösterdiği adreste yapılmıştır.
Öte yandan, davacı 3.kişi ile takip borçlusu kardeş olup, 3.kişinin haciz adresindeki işe başlaması ile takip konusu borcun doğumu iki günlük arayla yapılmış ve 3.kişi borçlu kardeşi ile aynı konuda ticari faaliyete başlamıştır. Buna göre, mahcuzların borçlu ile 3.kişi tarafından birlikte ellerinde bulundurulduğu,
İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, 3.kişi ile borçlu arasındaki işlemlerin işyeri devri şeklinde ve alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.İbraz edilen faturaların borcun doğumundan sonraki tarihe ilişkin ve her zaman temini mümkün belge niteliğinde olması nedeniyle, 3.kişi tarafından yasal mülkiyet karinesinin aksinin kesin ve güçlü delillerle ispat edildiğinden söz edilemez. O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.