Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/6808
Karar No
K. 2010/8182
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2010/6808 E.  ,  2010/8182 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi,

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybeden kişinin yakınlarına tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek, ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına müteveffanın sürücünün ehliyetsiz olduğunu bildiğinin kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacının, davalıya ait aracın trafik sigortacısı bulunduğu, bu aracın ehliyetsiz sürücü kullanımındayken meydana gelen kaza sonucunda hayatını kaybeden kişinin yakınlarına tazminat ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranı ve tazminat tutarı belirlenmeksizin ödenen tazminatın rücuan talep edilebileceği belirtilmiştir.

Ancak, sigorta şirketinin, sigortalısından rücuan talep edebileceği tazminat tutarı, hak sahiplerine ödemesi gereken gerçek zarar kadardır. Bu nedenle hem sürücünün kusur oranının, hem de hayatını kaybeden kişinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının be- lirlenmesi gerekir. O halde destekten yoksun kalma tazminatı ve kusur oranının belirlenmesine ilişkin konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınarak sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu gerçek zararın tespiti sonucunda karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.

3.Davalı vekili, davacıların desteğinin hatır için taşındığı savunmasında bulunmuş olup, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak bu yönde araştırma ve inceleme yapılıp karar yerinde tartışılmaması da doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşini alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.