Aramaya Dön

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/3397
Karar No
K. 2012/4999
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2012/3397 E.  ,  2012/4999 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, çocuğuna velayeten "Onur" isminin "Ekrem" olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dahili davalı anne tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının çocuğuna doğduğunda "Ekrem" adı verildiğini, daha sonra nüfus müdürlüğünde kimlik çıkartılırken yanlışlıkla "Onur" olarak kaydedildiğini, çocuğun çevresinde "Ekrem" ismiyle anıldığını ileri sürerek bu nedenle "Onur" olan adının "Ekrem" olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece küçüğün adının "Ekrem" olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesine göre haklı nedenlerin varlığı halinde kişi adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Adının değiştirilmesi istenen "..." 27.04.2005 tarihinde dünyaya gelmiş ve 04.05.2005 günü tescil edilmiştir. Bu dava ise 21.12.2010 tarihinde yani aradan 5 yıl gibi uzun bir zaman geçtikten sonra açılmıştır.

Davacı tarafın, adının değiştirilmesi istenene kimlik çıkartılırken yanlışlık yapıldığı iddiası hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Zira gerçekten bir yanlışlık var idiyse bunun somut olayda olduğu gibi aradan uzun yıllar geçtikten sonra düzeltilmesi yerine, en kısa zamanda düzeltilmesi için gerekli önlemlerin alınması icap ederdi. Davada dinlenen tanık davacının akrabasıdır, tam, eksiksiz, tarafsız ve samimi beyanda bulunması beklenmemelidir. Ayrıca adının değiştirilmesi istenenin anne ve babası ayrı yaşamaktadır. Aralarındaki çekişme ve anlaşmazlığı müşterek çocuklarının adı üzerinden sürdürmeleri toplumun adalet duygularını incitebilecek seviyededir. Adının değiştirilmesi istenen küçüğün çevresinde Ekrem adıyla tanınıp bilindiği hususunda herhangi bir tarafsız tanık beyanı bulunmamaktadır. 2012/3397-2012/4999 O halde mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu K4721 md.27
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog