(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/12405 E. , 2012/1388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 36.maddesi uyarınca irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihindeki zilyedi olan Ali Sakallı hakkında açılan dava sonunda Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.05.1973 tarih ve 1973/1087-1973/792 sayılı kararı ile taşınmazın 2000 m²’lik kısmında TEK Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edilip bu hakkın 04.06.1974 tarih ve 356 yevmiye numarası ile tapuya tescil edildiğini; ancak kadastro çalışmaları sırasında irtifak hakkının kadastro tutanağına işlenmediğini, yapılan itiraz üzerine tutanakların ilân tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle bu haklarının tutanağa işlenemeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek Kamulaştırma Yasasının 36. maddesi gereğince dava konusu taşınmazlar üzerinde daimi irtifak hakkının tesisi ile tapuya tescilini istemiş; mahkemece yapılan yargılama neticesi davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 5841 sayılı Yasa ile değişik 12. maddesinde "30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kadastro Müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir. Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların tapu kaydının ve dayanağını oluşturan kadastro tutanağının, tespite itiraz sonucu verilen Seydişehir Kadastro Mahkemesi'nin 1977/611 esas 1981/366 karar sayılı ilamı ile 17.10.1981 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığına göre, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın kararı temyiz eden davalı ...'in payı yönünden reddi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.