1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2013/6213 E. , 2013/9073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KIRKLARELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2011/358-2012/370
Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu kaydında mirasbırakan C..ve F.'nın hiç yazılmayan baba adlarının yazılması istemine ilişkindir. Mahkemece, mirasbırakan C.in baba adının S. olduğunun kanıtlandığı ancak F..nın baba adının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 71517 ada 1 parsel ile 299 ada 74 parselin 1/4'er hisse ile C. K.ve F. K.adlarına kayıtlı olduğu, 74 parselin 1935 tarihli ve 49 sıra nolu tapu kaydına istinaden S. C.ve karısı F., oğlu H. ve kızı A. adlarına kayıtlı olduğundan bahisle bu kişiler adına 1982 yılında tespit ve tescilin yapıldığını, 1 parselin geldisi olan 706 ada 1 parselin ise drama muhacirlerinden S.. C.., karısı F.oğlu H.ve kızı A.adlarına kayıtlı olduğu bu kişilerin ölü olup soyadları bilinmediğinden bahisle bu kişiler adına 1988 tarihinde tespit ve tescil edildiği, 1991 yılında davacının babası tarafından açılan dava sonucu mirasbıranların soyisimlerinin K..olarak düzeltilmesine karar verildiği, nüfus müdürlüğü ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan araştırmada mirasbırakanların nüfus kayıtlarının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ve Kırklareli Köy Hizmetlerinden gelen iskan kayıtlarından davacının mirasbırakanı C..'in baba adının S.olduğu saptanarak davanın kabulü ile C.. K..ın baba adının S.olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı taraf mirasbırakan F..'nın baba adının H..olduğunu ileri sürmüşse de mahkemece kanıtlanmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Halbuki dosya kapsamından mirasbırakan F..'nın nüfus kaydı dahil olmak üzere herhangi bir kaydının bulunmadığı, bu kişiyi tanıyan ve bilen kimsenin de olmadığı anlaşıldığına göre davacı tarafın iddiasını kanıtlayabilmesi için tanık deliline dayanma imkanı sağlanması gerektiği aşikardır.
Davacı taraf dava dilekçesinde tanık beyanına dayandığına ve dinlenilen davacı tanığı da mirasbırakan F.'nın baba adının H.olduğunu iyi bildiğini ifade ettiğine göre davacının bu iddiasını da kanıtladığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, tanık beyanıyla mirasbırakan Fatma'nın baba adının H..olduğu ispatlandığına göre bu talep yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı HMK'nun 3/2 maddesi göndermesi ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.