4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/8068 E. , 2022/89 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 04/12/2019 tarih 2019/İHK-18495 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde ... poliçesi olan otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 70.159,12 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 70.159,12 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının 24/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02/04/2019 tarihli rapor Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup anılan bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti % 13 olarak belirlenmiş, raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan 02/04/2019 tarihli bu rapor haricinde dosyada bir tane daha rapor mevcut olup; davacı tarafın davalı ... şirketine başvuru aşamasında sunduğu Kastamonu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08/08/2017 tarihli raporun hangi yönetmeliğe göre tanzim edildiği açıkça belirtilmemiş olup % 5 oranında sürekli maluliyet belirlenmiştir.
Ne var ki Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından benimsenen 02/04/2019 tarihli rapor ile davacı tarafın davalı ... şirketine başvuru aşamasında sunduğu 08/08/2017 tarihli rapor arasında daimi maluliyet oranı bakımından çelişki mevcuttur. Bu yönüyle, maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, uzman bilirkişi heyetinden davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.