(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7442 E. , 2010/9125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Şanlıurfa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, müvekkilinin yol yapı ve güvenlik elemanları ile eklentilerine zarar verdiğini ileri sürerek, 7.850,70 TL'nin yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, zararın ödendiğini savunmuştur.
Diğer davalı, davanın sigortaya yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, zararın davalı ... tarafından ödendiği gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davaya konu tazminatın, dava açıldıktan sonra 08.05.2009 tarihinde ödendiği gerekçesiyle, yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmak üzere yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; dosyaya sunulan Muhasebat Müdürlüğü’ne ait 08.05.2009 tarihli muhasebe işlem fişindeki bu tarihin, ödeme tarihi değil, bu belgenin düzenleme tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Zira, anılan belgede ödeme tarihi olarak yazılı bir tarih yoktur. Mahkemece 06.05.2009 tarihli celsede, ödeme belgesi sunulmak üzere taraflara süre vermiş, buna göre bu celseden iki gün sonra 08.05.2009 tarihinde bu belge düzenlenmiş ve dosyaya sunulmuştur. Ayrıca, sigortaya ihbar 15.09.2007 tarihinde yapılmış, davalı ... 25.08.2008 tarihli cevabında ödeme yapıldığını savunmuştur.
Buna göre, 08.05.2009 tarihinin, ödeme tarihi değil, bu belgenin düzenleme tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davaya konu tazminatın esasen davadan önce veya sonra hangi tarihte davacıya ödenmiş olduğu araştırılarak, varılacak sonuca göre davanın açılmasına hangi tarafın neden olduğu belirlenerek, açıklanan hususlarda varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle davanın konusu kalmadığının belirlenmesi halinde, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken, aynı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.