(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/15142 E. , 2013/2719 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, annesi ile davalı ...'nin evlilik dışı ilişkilerinden doğduğunu, annesinin bugüne kadar babasının kim olduğunu kendisinden sakladığını, 25.12.2009 tarihinde ise babasının davalı olduğunu söylediğini, bunun üzerine davayı açtığını belirterek babalığın tespitini istemiş, mahkemece hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dava reddedilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 301/1, 303/2 ve 4. maddelerine dayalı olarak, çocuk tarafından açılan babalığın tespitine ilişkindir. Aynı yasanın 303/2. maddesinde ''Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.'' hükmü, 303/4. maddesinde ise ''Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 303/2 ve 4. maddeleri hakkında Anayasa Mahkemesinin iptal kararları var ise de; 303/2. fıkra yönünden iptal kararı; mahkemenin karar tarihinden sonra 08.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiş, 303/4. fıkra yönünden ise inceleme tarihi itibariyle iptal kararı yürürlüğe girmemiştir. Öte yandan Anayasanın 153.maddesi uyarınca kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararları geriye yürümez. Mahkemece, yargılama sırasında davacının Türk Medeni Kanunu'nun 303/4. maddesi uyarınca gecikmeyi haklı kılan sebep iddiası yönünden delilleri toplanmadan yargılamaya devamla eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca inceleme tarihi itibariyle Türk Medeni Kanunu'nun 303/2 . maddesi hakkındaki iptal kararı yürürlüğe girdiğinden ve çocuk için getirilen hak düşürücü süreye ilişkin düzenleme yasada bulunmadığından mahkemece yeni hükümde bu hususun da gözetilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.