(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/6907 E. , 2013/8923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I A-Bir kısım davalılar vekili mahkeme kararını 22.03.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz etmiş ise de, dilekçenin süresinde temyiz defterine kaydının yapılmadığı ve harcının yatırılmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
B-Davacının temyizine gelince; Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınarak incelenen 14 ada 8 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bir adet yapı bulunduğu anlaşıldığına göre öncelikle bu yapının nitelikleri belirlenip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan yapı birim fiyatları uyarınca değeri tespit edilip yıpranma payı da düşüldükten sonra taşınmazın satış değerinden düşülmesi gerekirken bu konuda bir işlem yapılmadan emsalin satış değerinin salt zemin değeri olarak kabulüyle bu doğrultuda işlem yapılmış olması,
2.2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi hükmüne göre mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin yargılama sırasında verilecek ara karar ile taşınmaz mal sahibi adına bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun dosyaya ibraz edilmesinden sonra istem gibi nihai karar olarak bedelin tespiti ile tespit olunan bu kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, anılan madde hükmünün yanlış yorumlanması sonucu mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın da bankaya yatırılıp makbuzu ibraz edilmeden yargılamaya son verilerek bu bedelin davacıdan alınıp davalıya verilmesine biçiminde hüküm kurulması,
3.Mahkemenin bozma öncesi ilk kararında davalıların murisi adına olan tapu kaydının iptali ile miras paylarının davacı adına tesciline karar verildiği, Dairemizin bir önceki bozma ilamında dava konusu taşınmazın 2518,13 m² sinin kamulaştırıldığı, kamulaştırmadan arta kalan 492,96 m² lik kısmın belediyece yola terk edildiği hususu gözetilerek buranın değerlendirme dışı bırakılması gerekirken taşınmazın tümü kamulaştırılmış gibi tamamının davacı adına tesciline karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığının belirtildiği ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilen miktarı ile ilgili olarak mahkemenin bir önceki kararında verdiği tescil hükmünün Dairenin 26.05.2008 günlü 2008/3552 Esas-6134 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve gerekçeli kararda bozmaya uygun hüküm kurulduğu halde mahkemenin kısa kararında "dava konusu taşınmaz ile ilgili daha önce davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilip bu tescilin de tapuda gerçekleştirildiği için bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına" denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.