3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2010/5005 E. , 2010/8371 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve birleşen dava dilekçesinde 4088 lira tazminmatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalılarda ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının davalılardan ... ve ...'a yönelen temyiz itirazları ile davalı ...'nın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, haksız haciz nedeniyle davacının zarar görene mahkeme kararıyla ödediği tazminatın işlem yapan icra görevlilerine rücuuna ilişkindir. Mahkemece davalılardan ...'nın sorumluluğuna karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; dava dışı alacaklı tarafından yapılan icra takibinde borçlular hakkında tapu sicil müdürlüklerine haciz yazıları gönderildiği bir cevabi yazıda ... adına kayıtlı taşınmaza haciz konulduğu belirtilerek ve tapu sahibinin kimlik bilgileri yazılarak borçlu ile aynı kişi değilse terkin yazısı gönderilmesi gerektiğinin yazılı bulunmasına rağmen 5. İcra Müdürlüğünün alacaklıdan borçlunun kimliğini istemediği ve borçlunun kimlik bilgileri ile karşılaştırma yapmadığı, taşınmazın 22. İcra Müdürlüğünde satış işlemlerine girişilmesi üzerine haczedilen taşınmazın borçluya ait olmadığının belirlendiği ve davacının tapu sahibine haksız haciz nedeniyle tazminat ödediği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu süreçte, alacaklının; borçlunun kimliğini 5.
İcra Müdürlüğüne bildirmemesi ve taşınmazın haciz ve satış işlemlerini sürdürmesi nedeniyle kusurlu bulunup bulunmadığının tartışılmamış olması davalı yararına bozma nedenidir. Aynı şekilde Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazı gereğince kimlik karşılaştırması işlemi yapılmamasından 5. İcra Müdürü olan davalı ...'nin de kusurlu olması sebebiyle sorumluluğuna karar verilmemesi de davacı yararına bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.