(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7890 E. , 2013/10183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar anneleri ile davalıların babası ...'un evlilik dışı beraberliklerinden dünyaya geldiklerini, ... 22.05.2009 tarihinde öldüğünü belirterek babalığın tesbitini istemiştir. Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
Türk Medeni Kanunu'nun 303/2. maddesinde ''Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.'' hükmü Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarih 2010/71E-2011/143K sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş, mahkemenin karar tarihinden sonra 08.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 303/4. maddesinde ise ''Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Kanunun bu fıkrasındaki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 15.03.2012 tarih 2011/116E-2012/39K sayılı kararı ile çocuk yönünden iptaline karar verilmiştir.
Öte yandan Anayasanın 153.maddesi uyarınca kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca belirtebilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararları geriye yürümez. İnceleme tarihi itibariyle Türk Medeni Kanunu'nun 303/2. maddesi hakkındaki iptal kararı yürürlüğe girdiğinden ve yasada çocuk için hak düşürücü süre bulunmadığından mahkemece bu husus göz önünde bulundurularak tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.