(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9028 E. , 2010/9757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın sürücü adayının idaresinde iken direksiyon sınavı yapıldığı sırada meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını, sürücünün K sınıf sürücü belgesine sahip olduğunu ve davalı sigortacının aracın yeterli sürücü belgesine sahıp olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana geldiğinden bahisle zararı ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.417 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kaza sırasında araç kullanan sürücünün yeterli sürücü belgesine sahip olmadığını sigortalının sigorta sözleşmesi düzenlediği sırada doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne uymadığını sigorta poliçesinin iptal edildiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu olay tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.6.6.2006 gün 2005/871-2006/912 sayılı önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.10.2007 gün 2006/10070-2007/12789 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra araç sürücüsünün K sınıfı sürücü belgesine sahip olmasına ve kasko poliçesi düzenlenmesi sırasında gerçeğe uygun beyanda bulunma yükümlülüğüne uyulmamasına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun 38. Maddesinde sürücü belgesi sınıfları içinde K sınıfı sürücü aday belgeside gösterilmiştir. K sınıfı sürücü aday belgesi Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 82. Maddesinde belirtilen şart ve esaslara göre araç sürmeyi öğrenmek isteyen sürücü adaylarına verilen belge olup, yönetmelikte öngörülen şartlar oluşunca bu belge sahibine karayolunda araç sürme hakkı vermektedir. Sürücü adayı ehliyet almaya hak kazandıktan sonra K sınıfı sürücü aday belgesi karayolunda araç sürmek için yetersiz sayılır.
Somut olayda, davacı tarafa ait aracının sürücüsü ..., sürücü adayı olup yasa ve yönetmeliğe uygun henüz 6 aylık süresi sona ermemiş K sınıfı sürücü adayı belgesine sahiptir. Davaya konu trafik kazası K sınıfı sürücü adayı belgesinin 6 aylık kullanım süresi içinde direksiyon sınavı yapıldığı esnada meydana gelmiştir. Sınav yapılacak güzergahlar il trafik komisyonunca belirlenmektedir. Ankara Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 15.3.2001 tarih 2001/194 sayılı kararı gereğince Ankara'da sürücü kurslarının tüm karayollarında direksiyon eğitimi verebileceği sadece sınav güzergahı için kısıtlama getirilebileceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişiye 2918 sayılı KTK.nun yönetmeliğinin 82. Maddesine göre inceleme yaptırılıp yönetmelikte gösterilen şartların oluşup oluşmadığı yönünden rapor aldırılması şartların oluştuğunun belirlenmesi halinde davaya ait araçta meydana gelen hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında kaldığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Davalı vekili aracın özel oto olarak kasko poliçesinin düzenlendiğini ancak sürücü kursunda kullanıldığını bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını ileri sürmüş ise de bu hususun teminat kapsamında olmadığına dair poliçede açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda TTK.nun 1291 maddesi ile kasko sigortası genel şartları hükmüne göre sigortacının tahakkuk eden prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim oranına göre tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu aracın ticari amaçla sürücü kursu kategorisinde sigortalanması halinde alınacak sigorta primi ile özel otomobil olarak poliçe yapılmasında tahakkuk eden (alınan) sigorta primi arasındaki nisbete göre hasarın orantılaşması ve proporsiyon hesabına göre sigortacının hasardan sorumlu olması gerekir.
O halde mahkemece 2 nolu bentte belirtilen hususlar yönünden yapılacak inceleme sonucu hasarın kasko teminatı içinde kaldığının kabulü halinde konusunda uzman bilirkişiden sürücü kursunda kullandığı anlaşılan aracın poliçe tarihindeki sigorta priminin belirlenmesi tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki araca göre davacı aracında meydana gelen hasar miktarının tesbiti yönünden rapor aldırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.