(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5886 E. , 2010/10123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Allianz Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Elk. İnş. Gıda Tük. Mad. Tic. Ltd. Şti. Tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 4.099,25 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda en az %50 oranında kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.049,63 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 23.2.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.653,17 TL daha artırarak toplam 3.702,80 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ... Allianz Sigorta AŞ vekili sigortalının kusuru oranında azami 5.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili olayda davacıya sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlalinde bulunması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 3.702,80 TL tazminatın davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Allianz Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Elk. İnş.Gıda Tük. Mad. Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Elk. İnş. Gıda Tük. Mad. Tic.Ltd. Şti. ile davalı ... Allianz Sigorta AŞ vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava,
TTK'nun 1301.maddesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, kırmızı ışık ihlali yapan aracın, davacıya kasko sigortalı araç mı yoksa davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın mı dolayısıyla, kusurun hangi tarafta olduğu noktasında toplanmaktadır. Doktrinde genel kabul gören görüşe göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğu kesin olarak tesbit edilemiyorsa, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığında zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.
Somut olayda, trafik kaza tesbit tutanağında sürücülerle ilgili kusur dağılımı yapılamamış, davalı sürücü ve davacıya sigortalı aracın sürücüsü kendilerinin yeşil trafik ışığında, karşı tarafın kırmızı trafik ışığında geçtiğini söylemişler, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu davacıya sigortalı aracın sürücüsünün beyanına göre kırmızı ışık ihlali yapanın davalı sürücü olduğu kabul edilerek düzenlenmiş; mahkemece davacı aracının sürücüsünün beyanına neden itibar edildiği gerekçede belirtilmeden hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, hangi sürücünün kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu belli olmadığından, tehlikelerin eşit olmadığı kesin olarak ortaya konamayacağından, tehlikeler eşit kabul edilerek sigortalıya ödenen 4.099,25 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen %50 kusur oranına göre tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Kaldı ki, kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde 4.099,25 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini bildirip %50 kusur oranına göre dava açarak kendisini bu kusur oranı ile bağlandığı halde HUMK'nun 74.maddesi hilafına talep aşılarak 4.937,15 TL olarak tesbit edilen hasarın %75'ine (3.702,80 TL) hükmedilmiştir. Davacı sigortacı, sigortalısına ödediği hasar bedelinden fazlasını davalılardan istemeyeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
4.Davalı ... Allianz Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazına gelince; 2918 sayılı KTK'nun 109.maddesi gereğince "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" sigortacının halefiyete dayalı açacağı davalarda zamanaşımı, zarara sebebiyet veren aleyhine sigorta ettirenin açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olacaktır. Kısmi davalarda asıl dava sadece kendi miktarı yönünden zamanaşımını kesip fazlaya ilişkin alacak yönünden zamanaşımını kesmeyeceğinden ek talepler yönünden zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
Somut olayda davaya konu maddi hasarlı trafik kazası 10.9.2005 tarihinde meydana gelmiş olup davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak %50 kusura göre 2.049,63 TL tazminatın tahsilini istemiş; 23.2.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.653,17 TL daha artırmıştır. Davalı ... vekili 29.7.2009 tarihli dilekçesinde ıslah artırılan tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını bildirmesine rağmen mahkemece bu konuda olumlu yada olumsuz herhangi bir karar verilmeden yazılı olduğu biçimde ıslahla artırılan miktarı da kapsayacak şekilde tazminata hükmedilmesi bu davalı ... yönünden doğru görülmemiştir.