Esas No
E. 2021/3546
Karar No
K. 2022/6123
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2021/3546 K. 2022/6123 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/3546, K. 2022/6123, T. 27.06.2022
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3546
Karar No
2022/6123
Karar Tarihi
27.06.2022
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2021/3546 E.  ,  2022/6123 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Diyadin İlçesi çalışma alanında bulunan 103 ada 56 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydına istinaden, ölü ... ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili, taşınmazın müvekkili olan davacının babası tarafından köy senediyle satın alınmış olmasına rağmen, kadastro çalışmaları sırasında tespitin müvekkilinin kök murisi ... oğlu ... ... adına yapıldığını, esasen 8 dönüm civarı tespit yapılmış ise de satın alınan yerin 69 dönüm civarında olduğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 103 ada 56 parsel sayılı taşınmazın aynı vasıf ve yüzölçümüyle davacı ... İlgaz adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayda davacının talebi, ölü ... ... adına tespit gören 103 ada 56 parsel sayılı taşınmaza ve mera olarak tespit edilen 103 ada 163 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan üç ayrı taşınmaz bölümüne yöneliktir. Davada, çekişmeli 103 ada 56 parselin tespit malikinin mirasçıları taraf olarak yer almakta ise de, dava konusu 103 ada 163 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. Şöyle ki; meraların mülkiyeti Hazineye, kullanım ... ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olup, mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin Hazinenin yanında ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine de yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki eldeki davada, Hazine ve ilgili köy tüzel tüzel kişiliği davada yer almadığından taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Öte yandan, bir taşınmazın niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihinin ve sürdürülüş biçiminin kesin olarak belirlenmesinde en önemli unsur ... fotoğrafı incelemesi olduğu halde, davacının, dava konusu 103 ada 163 nolu mera parselinin içerisinde adına tescilini talep ettiği taşınmaz bölümlerinde zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla ... fotoğraflarından yararlanılmamış; yöntemince mera araştırması yapılmamış; 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, komşu parsellerle mukayeseli şekilde imar-ihya durumunu ve çekişmeli kısımlarla mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, bu konularda kanaat vermekten uzak ziraat raporuyla yetinilmiş ve tanık ve yerel bilirkişilerin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur.

Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacı tarafa, davasını Hazine ve ilgili köy tüzel kişiliğine yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik ... fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, taşınmazın çekişmeli kısımlarının tarımsal niteliğini bildirir biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadığını, çekişmeli kısımların mera parselinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine ... fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaları tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu ... fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; teknik bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli bölümlerin öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler gözardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog