2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2008/1149 E. , 2009/3443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sakarya l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :6.7.2007
NUMARASI :Esas no:2006/510 Karar no:2007/366
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Yapılan soruşturma, toplanan delillerle * davalının, yakınının düğününde iken davacıdan, düğün yerinde " yanındaki emanetleri ver, önce malım" diyerek altın takılarını aldığı ve davacıya ait giysileri kesip çöpe attığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın * yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3.Davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından rızası hilafına alınan altınlarının bedelini de istemiştir. Bu talep, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, ayrıca nispi harca tabidir.Yatırılan başvurma harcı, bu talebi de kapsar.O halde ziynetlerin talep edilen bedeli üzerinden nispi peşin harç noksanlığının tamamlanması için davacıya süre verilmesi ve harç noksanlığı tamamlandığı takdirde, bu talebin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.