4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4730
- Karar No
- 2021/6141
- Karar Tarihi
- 05.10.2021
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2021/4730 E. , 2021/6141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, 12/09/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında muris ...’in vefat ettiğini, davacının müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 62.147,57 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 62.147,57 TL destekten yoksun kalma zararının 18/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı sigorta şirketi vekilinin itirazlarının reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı tarafından yapılan müracaat neticesinde davalı ... tarafından %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 82.264,00 TL maddi tazminat dava açılmadan önce 14/11/2018 tarihinde davacıya ödenmiştir.
Hükme esas alınan 03/05/2019 günlü aktüer raporunda sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş hali ile mahsubu sonucu davacının zararının 62.147,57 TL olduğu belirlenmiştir.
Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından ödenen 82.264,00 TL'nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle (14/11/2018) yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek, usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak, sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir.
Hakem Heyetinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; sadece, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemelerinin güncel değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Davacı vekili, murisin motosiklet sürerken gerçekleşen kazada vefat ettiğini açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, muris...’in meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdur/desteğin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Muris motosiklette sürücü konumunda iken gerçekleşen kazada kafa üstü düşerek yaralanmıştır. Kaza tespit tutanağına göre kaskının takılı olmadığı belirlenmiş, dosyada otopsi raporu olmadığı için ölüm sebebi tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak murisin kaza sırasında kaskının olmaması ve kafasından yaralanmış olması karşısında, tazminata karar verilirken Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Karayolları Trafik Yönetmelik hükümleri ve aracın özelliğine göre murisin meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının ve zarara etkisinin araştırılarak tartışılması, müterafik kusurun varlığı halinde Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4.Davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 14/11/2018 tarihinde 82.264,00 TL ödeme yapılmış, banka dekontu dosyaya sunulmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce faiz başlangıç tarihi kısmi ödeme tarih olarak kabul edilmişse de ödeme tarihinin 14/11/2018 olması gerekirken 18.06.2018 olarak karara yazılmış olması doğru görülmemiştir.
5.Kabule göre;İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında ücrete hükmedilmesi(hesaplanan miktarın karar tarihindeki AAÜT’ne göre belirlenen maktu vekalet ücretinin altında kalmaması gerektiği de dikkate alınarak) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı sigorta şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan itiraz başvurusunun reddi doğru görülmemiştir.