Esas No
E. 2021/18733
Karar No
K. 2021/7970
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/18733 E.  ,  2021/7970 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davaclar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacılar vekili, müvekkillerinin mahkeme ilamı ile davalı şirketten alacaklı olduğunu, borçlu hakkında başlatılan ilamlı icranın sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak için muvazalı olarak diğer davalıya taşınmazını sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK'nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, ayrıca ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamının ve mühim bir kısmının devri halinde de tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK'nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

İİK'nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.

İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.

Somut olayda, mahkemece, satışın gerçek satış olduğu, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu arsanın boş olup, üzerinde bir bina bulunmadığı, taşınmazın 597,00 m2 yüzölçümünde bir arsa olduğu, davalının bu arsadan kat irtifak tapusu ile dava konusu 7 numaralı bağımsız bölümü satın aldığı, taşınmazda toplam 7 bağımsız bölüm bulunup, 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin malikinin davacı ..., 2 numaralı bağımsız bölümün malikinin davacı ... olduğu, öncesinde 2009 yılında dava konusu taşınmaz üzerine bonodan kaynaklı borç nedeniyle 72.681,51 TL miktarında haciz koydurduğu, keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre davalıya satış tarihi (16/09/2014) itibariyle zemin değerinin 69.264,00 TL olup, satış bedeli ile arasında misli fark bulunmadığı, dosya kapsamındaki delillere göre satışın mal kaçırma amacı ile yapılmadığı ve davacıların muvazaa iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.

Davacının ilamlı icraya konu alacağı için açtığı davanın tarihi 12/02/2007 tarihidir. Tapu kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu 7 nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı 3. kişi ... tarafından alacaklı olarak Manavgat 2 İcra Müdürlüğü’nün 2009/244E. Sayılı dosya ile konulmuş olan haciz şerhi mevcuttur. Mahkemece bu husus ise gerekçede sadece “... 2009 yılında dava konusu taşınmaz üzerine bonodan kaynaklı borç nedeniyle 72.681,51 TL miktarında haciz koydurduğu...” şeklinde belirtilmiş ancak karar yerinde İİK'nun 280. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir.

Eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda mahkemece, davaya konu 7 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı 3. kişi ... tarafından konulan icrai haczin İİK'nun 280. maddesi kapsamında değerlendirilip karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.

2.Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 02/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku İİK md.280 İİK md.283 İİK md.279 İİK md.282 İİK md.277 İİK md.278
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog