(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/9434 E. , 2011/12390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı dava dilekçesinde, velayeti altındaki kızı ...'in kayden 30.07.1999 olan doğum tarihinin 15.09.1998 olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1.Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.
Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması,
2.Davacı dava dilekçesinde, velayeti altında bulunan kızı ... 'nin gerçekte 15.09.1998 doğum tarihli olduğunu nüfusa sehven 30.07.1999 doğum tarihiyle yazıldığını ileri sürerek gerçek doğum tarihine göre nüfus kaydının düzeltilmesini istemiş, dosya içerisinde bulunan aile nüfus kaydına göre de; davacının 30.071999 doğum tarihli 24.08.2001 tescil tarihli ve 15.09.1998 doğum tarihli 15.08.2005 tescil tarihli iki tane ... isimli kızının kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı temyiz dilekçesinde aslında kendisinin ... isimli 15.08.1998 doğumlu tek bir kızı olduğu halde iki tane "..." adlı kızı varmış gibi yazıldığını, mükerrer yazılan kaydın iptalini istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece davacının beyanı alınarak dava dilekçesi açıklattırılıp isteminin mükerrer kayıt iptali olduğunun saptanması karşısında toplanacak deliller, zabıta araştırması tanık beyanları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki doğum tutanağında davacının imzasının bulunduğu davayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.