(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3439 E. , 2010/9160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait ticari araca, davalı ...’nun maliki, diğer davalıların murisi ...’in sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu pert total olduğunu belirterek, 13.000.00 TL hasar bedeli, 5.000.00 TL kazanç kaybı ve 2.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000.00 TL’nın, yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise, ... mirasçıları aleyhindeki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... vekili, aracın kazadan önce ...’e haricen satılarak teslim edildiğini, işleten olmadıklarını, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, B.K.’nun 147/2. maddesi gereğince, alacaklının diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirmesi halinde, bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanması gerektiği, davacının sürücü mirasçıları hakkındaki davadan feragat etmekle, diğer sorumlu davalının, hakkından feragat edilen sürücü mirasçılarına rücu hakkını ortadan kaldırdığı, müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki davadan feragatin diğer müteselsil sorumlu yönünden teselsülden feragat niteliği taşıdığı, bu şekilde diğer davalının da sorumluluktan kurtulmuş olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davadan feragat, iki taraftan birinin talep sonucundan vazgeçmesidir (HUMK.
91.md.). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer. Davacı, feragat etmek suretiyle açmış olduğu davayı sona erdirebilir. Mahkeme, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit ederse, davanın feragat nedeniyle reddine karar verir. Bu karar, yalnız usul hukukuna dayanan bozma sebeplerinden dolayı temyiz edilebilir. Davadan feragat, maddi anlamda kesin hüküm (HUMK.
207.md.) teşkil eder.
HUMK.’nun 185/1. maddesindeki davayı geri alma anlamında da kullanılan davadan vazgeçme ise, davadan feragat etmekten farklıdır. Davayı geri alan davacı, bununla talep sonucundan, yani hakkın özünden feragat etmemekte, sadece davasını geri almakta ve onu ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutmaktadır. Davadan feragat, davalının rızasına bağlı olmadığı halde, davacının davayı geri alabilmesi için davalının rızası şarttır (HUMK. m.185/1).
Somut olayda, davacı vekili 16.04.2009 tarihli celsede, “... Mirasçıları aleyhine açmış olduğumuz davamızdan vazgeçiyoruz, davalı ... yönünden davamıza devam ediyoruz” demiş, 18.06.2009 tarihli celsede ise, “... Mirasçıları aleyhine açmış olduğumuz davamızdan tüm sonuçlarıyla feragat ediyoruz, ancak davalı ... aleyhine açtığımız davamıza devam edilerek talebimiz gibi karar verilsin” demiştir.
Davacı vekili, her ne kadar 18.06.2009 tarihli celsede feragat beyanında bulunmuş ise de, bu hakkın özünden feragat anlamında değil, davadan vazgeçme niteliğindedir. Bu durumda mahkemece, işin esası incelenerek, trafik kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.