4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/5393 E. , 2021/8679 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasında itiraz hakem heyetince verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp bakiye zararlarına karşılık olarak 113.466,03 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf (davalı) vekili, davanın reddini savunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulü ile 113.466,03 TL’nin tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 61.067,09 TL maddi tazminatın 10.07.2018 tarihinden işleyecek faiz ile tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı tarafça, davacının emniyet kemeri takmayarak müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiği savunulmuş, hakem heyetince anılan savunmanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda genel adli muayene raporunda davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı belirtilmiş, tedaviye ilişkin belgelerinde kot kemiklerinde çok sayıda kırık olduğu, sol akciğerde yaygın kontüzyon olduğu, frontal bölgede hematom olduğu yazılıdır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar ../... verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Tüm dosya kapsamına, yaralanmanın niteliğine ve genel adli muayene raporunda yapılan tespite göre davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı ve zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun bulunduğu gözetilerek Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Davacı vekili talep ettiği tazminata temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından davacının tazminat talepli başvuru dilekçesinin davalı tarafa 17.08.2018 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. BUna göre İtiraz Hakem Heyetince başvuru dilekçesinin teslim tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrütün gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmesi gerekirken dilekçenin teslim tarihinden daha önceki bir tarihin temerrüt tarihi olarak belirlenmesi de doğru görülmemiştir.
4.Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının başvurusunun kısmen kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 7.067,38 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine(maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir.