(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5924 E. , 2010/10343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalı tarafından trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek, 21.942,60 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının aracın trafik sigortacısı olduğu ancak, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... aleyhine kazaya neden olan aracın trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ileri sürülerek dava açılmıştır. Mahkemece, davalı ... şirketinin aracın sadece trafik sigortacısı olduğu, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olmadığı kabul edilerek sadece trafik sigortası teminat haddi üzerinden hüküm kurulmuştur.
Oysa dosya kapsamında yer alan kasko ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi 22.05.2007-22.05.2008 tarihlerinde geçerli olup, her ne kadar kazaya neden olan araç dışında başka bir araç teminat altına alınmış ise de, 16.01.2008 tarihinde zeyilname düzenlenerek, bu kez kazaya neden olan araç teminat kapsamına alınmıştır ve riziko da zeyilnameden sonra meydana gelmiştir. Zeyilname asıl poliçenin ayrılmaz bir parçasını teşkil eder, dolayısı ile de, aynı koşullara tabi olduğu gibi, doğurduğu sonuçlar bakımından da aynıdır. O halde, poliçenin ihtiyari mali sorumluluk teminatını da kapsadığı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.