(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/5842 E. , 2011/1891 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 214 ada 71 parsel sayılı 4883,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın yaklaşık 1000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ve davalıların kök murisi olan ... ... mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan kargir ev, ahır ve zeytinlerin davalı ...’a ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların kök miras bırakanı ... ...’dan geldiği, mirasçıları arasında taksim edilmediği kabul edilmek sureti ile ... ... mirasçısı ve davacının annesi olan ...’in payının davacı ..., yine davalının babası ve ... ... mirasçısı olan ...’un payının davalı ... adına, taşınmazın geri kalan paylarının ise ... ...’ın dava dışı diğer mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın öncesi ... ...’a aitken kadastro tespitinden çok önce mirasçıları arasında paylaşıldığı iddia, savunma ve dosyadaki tüm beyanlardan anlaşılmaktadır. Kadastro tespit gününe kadar dava konusu taşınmazda önceleri davalı ...’ın babası ..., 1972 yılında yapılan bağışlamadan sonra da davalı ...’ın zilyet olduğu da sabittir. Davacı tanıklarının zilyetliğin kiracılık ilişkisine dayalı olduğuna ilişkin beyanlarını destekleyen başkaca delil bulunmamaktadır. Kaldı ki taşınmaz ... ... mirasçısı ... tarafından o tarih itibarı ile 3. kişi durumunda bulunan davalı ...’a bağışlanmış olup, ...’un ölüm tarihi olan 1993 yılına kadar davalı ...’ın 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetliği bulunduğu da göz önüne alındığında; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, davaya konu olmayan ./.. 2010/5842-2011/1891 S/2 payların ... ...’ın dava dışı diğer mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. ...