2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2008/958 E. , 2009/5416 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara 7.Aile Mahkemesi
TARİHİ :5.11.2007
NUMARASI :Esas no:2007/101 Karar no:2007/1135
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davalı-karşılık davacı (kadın) tarafından dava ve karşılık davaya yönelik olarak temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * temyiz eden G.. Y.. B.. ve vekili Av. Z.. E.. ile karşı taraf vekili Av. F.. P.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Davalı-karşılık davacı vekili, temyiz dilekçesinde "karşılık davanın boşanma bölümünden feragat ettiğini" bildirdiğinden, karşılık boşanma davasının feragat sebebiyle (HUMK.m.95/1) reddine karar verilmek üzere karşılık davaya ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-karşılık davacının (kadının), kocanın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 2. bentte gösterilen ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 625.00 TL. vekalet ücretinin G..'den alınıp E..'a verilmesine, aşağıda yazılı harcın Gülten'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.03.2009 (Salı)
KARŞI OY Davalı-karşılık davacının, ilk eşinden olma özürlü kızının, kocası tarafından kabul edilmemesi üzerine, ayrı ev tutarak kızını o eve yerleştirdiği ve fiziksel olarak yardıma muhtaç kızı için sık sık kısa sürelerle ortak konutu terk ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı-karşılık davacının evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği kabul edilemez. Davacı tanıklarının davacıdan aktardıkları olaylar da sabit kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla, kocanın açtığı davanın reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi isabetsizdir. Hükmün bu yönden de bozulması gerektiği düşüncesiyle, değerli çoğunluğun yukarıda 2. bentte gösterilen onama düşüncesine katılmıyoruz.