21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2007/16603 E. , 2007/22675 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Sivas İş Mahkemesi
Tarih : 26.3.2007
No : 832-166
Davacı 30.9.1986-2.6.2006 tarihleri arasında SSK zorunlu sigortalı hizmetleri dışında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava nitelikçe 01.08.1986 tescil tarihi ile 02.06.2006 dava tarihi arasında kalan dönemde 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmalarının dışında 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti ile kurumca yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin kanaat oluşmadığından davasının reddine ve 2001-2004 yılları arasındaki prim ödemelerine karşılık prim ödemelerinin karşıladığı gün sayısınca isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde "Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." 389 maddesinde "Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet şartlı ve açık yazılmalıdır." Hükmünün öngörülmesine rağmen önce davanın reddine ve daha sonra da 2001-2004 yılları arasında primleri ödenen sürede isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan davacının muhtar beyanına göre düzenlenen 09.07.1986 tarihli giriş bildirgesine göre 01.08.1986 tarihinde resen tescil edildiği, 01.10.1986 tarihinde başlayan SSK sigortalılığı nedeniyle, davalı kurumun 30.09.1986 tarihi itibarıyla Tarım Bağ-Kur Sigortalılığına son verdiği dava konusu döneme ilişkin SSK’lı çalışmaların kısa süreli olduğu, 80-100 dönüm tarlada buğday arpa ekmek suretiyle geçimini sağladığı, 2926 sayılı yasanın 10.maddesinde sayılan kuruluşlardan Kangal Ziraat Odasında 16.01.2001 ve 02.09.2003 tarihleri arasında ve 29.05.2006 tarihinden itibaren de devam eden üyeliğinin bulunduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca ve özellikle davacının resen tescil edildiği ve mevcut delillere göre, davacının dava konusu dönemde Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetinin bulunduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu dönemin tamamında 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmaları dışında kalan süreler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak biçimde önce davanın reddine, sonra da 2001-2004 yılları arasındaki prim ödemelerine karşılık, prim ödemelerinin karşıladığı gün sayısınca isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri kapsayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.