2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/10200 E. , 2008/8163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23.05.2006
NUMARASI : Esas no: 2003/313 Karar no: 2006/125
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Vasiyetçi N..'ye, kendisinden önce ölen kocasından intikal eden (7) parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payının vasiyetname gereğince vasiyet lehdarı olan, davacı İ.. adına tesciline karar verildiği bu kararın 29.06.2001 tarihinde kesinleştiği, ancak; daha önce; bu parselin bir bölümü yola terkin edildikten sonra kalan kısmı, davalılar O.. ve diğer davalıların babası Ş..adına müştereken kayıtlı olan (8) parsel sayılı taşınmazla tevhit edildiği için, bu tescil ilamının tapuda infaz ettirilemediği anlaşılmaktadır. (7) parsel sayılı taşınmazın, bir bölümü yola terkin edildikten sonra, kalan kısmı (8) parsel sayılı taşınmazla tevhit edildiğine ve tevhit sonucu oluşan (16) parsel sayılı taşınmazın 20/32 payı davalı Osman 12/32 payı da diğer davalıların babası Ş..adına tescil edilmiş olduğuna göre, davacının, (7) nolu parselin adına tesciline karar verilmiş olan 2/8 payı tevhit sonucu oluşan parselde nazara alınmamıştır. O halde bu hissenin tevhit sonucu oluşan (16) parsel sayılı taşınmazda davacı paydaş kılınmak suretiyle, davacının hak sahipliğinin tanınması gerekir. Mahkemece 25.06.2006 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, bu rapor doğrultusunda iptal ve tescile karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda gösterilen payların hangi ölçülere göre tespit edildiği belirtilmediği gibi paylar toplamı ile payda arasında eşitlik de sağlanmamış, açıkta pay bırakılmıştır. Bu yön gözetilmeden hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.