(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/1582
- Karar No
- 2012/5342
- Karar Tarihi
- 02.04.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/1582 E. , 2012/5342 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı ... ile imzalanan kredi sözleşmesine davalının kefalet ettiğini, 26.06.2009 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için yapılan 2009/11321 esas sayılı icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacının davasını 16.03.2011 tarihli oturumda takip etmediği ve takipsiz bırakılan davanın 3 aylık süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HUMK.'nun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve davalı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacının temyizi, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine yöneliktir.
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf icra takibine vekil aracılığı ile itiraz etmiş ve davacı yanca süresi içinde açılan davanın dava dilekçesi HUMK gereğince davalı asile tebliğ edilmiştir. Davalı asil davaya cevap vermemiş ve dosyaya davada vekaleti olmayan Av. ... tarafından 6 adet mazeret dilekçesi sunulmuş, bunun dışında davalı asil tarafından hiç cevap verilmediği gibi mazeret beyan eden Av. ... tarafından da davaya cevap verilmemiştir. İcra takibinde itirazı yapan vekilin açılan itirazın iptali davasında vekil olarak kendiliğinden kabulü mümkün değildir.
Bu durumda davalının yargılamada vekil ile temsil edilmediği ve lehine vekalet ücret takdir edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.