2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2006/22048 E. , 2007/14184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Şişli 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :11.10.2006
NUMARASI :1183-853
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün taraflar tebligata rağmen gelmediler. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 445/7. maddesi; lehine karar verilen tarafın hükme etkili hile kullanmış olmasına yargılamanın yenilenmesi sebebi kabul etmiştir. Buradaki hileli davranış olumlu bir eylem biçiminde olabileceği gibi lehine ve susma gibi olumsuz şekilde de ortaya çıkabilir. Taraflar usulüne uygun olarak iddia ve müdafaalarını bildirmek üzere çağrılmadıkça hüküm kurulamaz (HUMK.m.73) .
Davacı kadının adreste tanınmadığı belirtilmiş ise de, tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırmamış, davacı kadının adreste tanınmadığını söylediği belirtilen F A tanık olarak dinlenmiş ve böyle bir beyanda bulunmadığını belirtmiştir.Nüfusa kayıtlı olduğu Ordu ilinde açık adresi araştırılmamıştır.Yapılan adres araştırması yetersizdir.
Tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır (Tebligat Yasası Md.10). Tebliği alacak kişi bu adreste bulunmamışsa tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır. Bulamazsa durumu, mahalle köy muhtarlıklarına doğruluğunu onaylatmak suretiyle tesbit eder. (T.Y. m.
28.Durum, tebliği çıkaran kuruluşa bildirilir. Tebligat tüzüğünün 13. maddesine göre yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise o halde kişinin adresinin meçhul olduğu kabul edilerek (Teb. Tüz. M.
46.ilanen teblige karar verilebilir. Ancak belirtilen soruşturma biçimi sınırlayıcı değildir. Nitekim aynı maddenin ikinci fıkrasında bu durum açıklığa kavuşturulmuş, Tebligatı çıkaran merciin lüzüm görmesi halinde adres soruşturmasını özel kuruluşlardan, dairelerden de yapması gereği ilk cümlede vurgulanmıştır. Belirtilen özel ve resmi kuruluşların içinde adres tespitinin yapılabileceği Nüfus, Tapu İdareleri, Belediye, Sivil Savunma gibi kuruluşlarda vardır. Davada savunma hakkıyla sıkı sıkıya ilişkili olan adres araştırmasının zabıtaya yaptırılan bir inceleme ile sınırlı tutulması savunma hakkının kısıtlanmasına yol açabilir. O halde adres araştırmasının geniş bir çerçeve içinde ele alınması soruşturmanın çok yanlı ve özellikle nüfusa kayıtlı olduğu yerden yapılması gerekir. Belirtilen inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırılmasıyla yetinilerek adresin meçhul olduğunun kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak tebligatın ilanen yapılması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. Gerçekleşen bu durum karşısında tebligat geçersizdir. Taraf teşkili yapamadan işin esası incelenmiştir. Tebligatta hile yapılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; yargılamanın iadesi isteğini kabul etmek, önceki hükmü kaldırmak, gösterdiği takdirde davalının delillerini de toplamak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA,temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2007 sa.