2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/2125 E. , 2007/15869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ümraniye l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :19.10.2006
NUMARASI :Esas no:2005/866 Karar no:2006/895
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşullarının gerçekleşmesine, boşanmaya yol açan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen ve ilk davası reddedilen davacı kocanın tam kusurlu bulunmasına, Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesine dayanan maddi, manevi tazminat taleplerinin boşanmanın eki niteliğinde olup harca tabi bulunmamasına, mahkemenin davacı kocanın maddi tazminat talebinin ret gerekçesi doğru değil ise de; kocanın kusurlu olması nedeniyle ret kararının sonucu itibarıyla doğru olmasına göre davalı kadının tüm, davacı kocanın aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davacı kocadan kaynaklanan ve davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir olayın varlığı kanıtlanmamıştır. Davalı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır. ( TMK. md. 174/2)
3.Mahkeme kısa kararda davacı kocanın manevi tazminat isteği reddedildiği halde, gerekçeli kararda bu konuda hüküm kurulmamak suretiyle çelişki yaratılmıştır. # Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
4.Davacının davası kabul edildiği halde, davacı koca yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verileceği yerde, davalı kadın yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.(HUMK. md. 417, 423,6)
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün 2, 3, ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan iki tarafın diğer temyiz itirazları yönünden hükmün l. bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine,iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 15.11.2007 per.
KARŞI OY YAZISI Kısa karar ile gerekçeli karar arasında * davacı kocanın manevi tazminat istemi konusunda çelişki yaratılmıştır. Çekişme nedir?; Değerli çoğunluğun kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisine rağmen işin esasının diğer yönlerden incelenebileceğine yönelik düşüncesine katılmıyorum. Dairemin formüle edilmiş ilke kararına göre: “...Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli kararda aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.” Dikkat edilecek olursa Dairemin formüle edilmiş ilke kararına göre tefhim edilen kararla gerekçeli kararda aykırılık diğer yönler incelenmeden ve tek başına bozma sebebi olur. Kaldı ki kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bir bozma sebebi sayılır. (l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gerekçesi) l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması görüşü konusunda oybirliği vardır. İçtihadı birleştirme kararına göre yerel mahkeme önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verebilir. Öyle ki hâkim çelişkiyi gidererek davayı görev yönünden ya da hak düşürücü süreden de reddedebilir. “Kısa karar ile gerekçeli kararda hükmün herhangi bir bölümü ile ilgili olarak çelişki yaratılması sonucu bozulması, hüküm maddelerinin tümünü ortadan kaldırır. Yeniden verilecek kararda, tüm istekler hakkında yeniden ayrı ayrı karar verilmesini gerektirir. Açıklanan yasal nedenlerle yok hükmünde olan önceki kararın temyiz edilmeyen bölümlerinin kesinleştiğine ilişkin görüş anılan inançları birleştirme kararına aykırıdır.” (Y2HD, 28.4.1999, 1986-4284) Çelişik kararın gerek tamamının gerekse bir bölümünün temyiz incelenmesine konu yapılması bu sebeple olanaksızdır. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibaret olduğundan değerli çoğunluğun farklı görüşüne katılmıyorum.