2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/8293 E. , 2008/4058 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İzmir 4.Aile Mahkemesi
TARİHİ :13.3.2007
NUMARASI :Esas no:2007/56 Karar no:2007/198
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * temyiz eden İ. Ç. ile vekili Av. İ. Y..geldiler. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.İşin Aile Mahkemesinin görevine girdiği Yargıtay'ca verilen merci tayinine ilişkin 12.12.2006 tarihli kararla belirlendiğinden ve Yargıtay'ca verilen merci tayini kararları kararda gösterilen mahkemeyi bağlayıcı (HUMK.25/3) nitelikte bulunduğundan, göreve ilişkin hususta bozma yapılamamıştır.
2.Davacı, boşandığı eşi Hülya ile kendisinden olmayan küçük Dilara'yı davalı Hülya'nın, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra "..evlilik içinde doğmuş müşterek çocuklarıymış" gibi nüfusa tescil ettirdiğini ileri sürerek, kendisi ile küçük Dilara arasında soybağı ilişkisinin bulunmadığının tespitini istemiştir.
Davacı ile davalı Hülya'nın boşanmalarına ilişkin karar 7.3.2000'de kesinleşmiştir. Küçük Dilara'nın 28.2.1999 doğumlu olduğu, davacının nüfusuna davalının bildirimi üzerine 18.5.2000 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu hukuki durum ve dava dilekçesinde yeralan açıklamalar ve çocuğu davalı Hülya'nın doğurmadığının da iddia edilmiş bulunmasına göre, dava gerçeğe aykırı oluşturulan nüfus kaydının iptali isteğine ilişkindir. Davada küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati çatışmaktadır. Daha evvelce açılmış olan 2000/836 esas sayılı davada, küçüğe atanmış olan kayyımın görevi o davada verilen hükmün kesinleşmesiyle sona ermiştir. (TMK.m.477/1) Bu durumda, küçüğü davada temsil etmek, hak ve menfaatini korumak için küçüğe yeniden kayyım tayin ettirilerek, gösterdiği takdirde, delilleri toplanarak ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.