(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/8156 E. , 2012/2460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av.... ile davalı asil ve vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, dava dışı ... Boya Ltd. Şti.'ne kullandıran krediye davalının kefalet ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için yapılan 2009/12568 esas sayılı icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, müvekkilinin kefalet ettiği 03.07.2003 tarihli sözleşme ile kullandırılan kredinin geri ödendiğini, daha sonra 2004 de ortaklıktan ayrıldıklarını ve bu işlemden sonra kullandırılan kredilerden sorumlu olmadıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının 08.07.2003 tarihli sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı ancak kefalet limitinin sözleşmeye sonradan yazıldığı, diğer yandan 03.03.2004 tarihli sözleşmede davalının imzası karşılığında da limit yazılı olmadığı bu nedenle kefaletin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı yanca dosyaya sunulan ve davalı imzasını taşıyan sözleşmeler 03.07.2003 ve 03.03.2004 tarihlidir.
03.07.2003 tarihli sözleşme 275.000 TL. limit ile düzenlenmiş olup, 08.07.2003 tarihinde zeyilname ile limit artışı yapılmıştır. Her ne kadar limit artışı geçersiz ise de sözleşme 275.000 TL. tutarında düzenlenmiş olup, davalının 03.07.2003 tarihli sözleşme ile 275.000 TL. tutarında kefaleti bulunduğu anlaşılmaktadır.
03.03.2004 tarihli sözleşmeye gelince, sözleşme 1.000.000 TL. limitli olarak düzenlenmiş olup, sözleşmedeki tutar aynı zamanda kefilin kefalet limitini gösterir. İmzası karşısında ayrıca kefalet limiti yazılmasına gerek yoktur. Hal böyle olunca davalının 03.03.2004 tarihli sözleşme kapsamında kefaletinin 1.000.000 TL. olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davalının kefalet ettiği sözleşmeler gözetilerek, davacı bankanın kredi alacağının hangi sözleşmelerden kaynaklandığının tespiti ile davalının sorumluluğunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.