(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2013/328 E. , 2013/7412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 22 adet bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonolarda asıl borçlunun ..., 1. kefilin ..., 2. kefilin ise müvekkili olarak göründüğünü, adı geçen bu kişilerin fabrikalardan 36 ay vadeli un almayı teklif ettiklerini ve her biri 10.000 TL bedelli 36 adet bonoyu hazırlayıp müvekkiline 2. kefil olarak imzalattırdıklarını, bu kişilerin gerçek amacının müvekkilini kandırarak dolandırmak olduğunu, müvekkilinin takibe konu bonolarda alacaklı olan davalı ile arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı şirketi ve yetkililerini tanımadığını, davalı şirket ile bonolarda borçlu ve 1. kefil olarak adı geçen kişilerin ortak ve danışıklı hareket ederek müvekkilini dolandırmaya çalıştıklarını, Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan tespit işleminde dava konusu bonoların davalı şirket kayıtlarında yer almadığını, yine davalı şirketin bonolarda borçlu ve kefil gözüken şahıslara satış yaptığına ya da bu kişilerden alacaklı olduğuna dair kayıt bulunmadığını belirterek müvekkilinin takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Fırıncılık Ltd. Şti.’ne 14 adet fatura ile un sattığını, bu şirketin borçları için dava konusu bonoların verildiğini, adı geçen şirketin ortaklarının ...ve ... olup, bu kişilerin bonolarda borçlu olan ...’ın babası ve eşi olduğunu, takipten sonra borçluların 11.03.2010 tarihinde borcu kabul ederek borcun tasfiyesine yönelik taksitlendirme yaptıklarını, ayrıca müvekkili ile borçlular arasında düzenlenen 12.03.2010 tarihli protokolde de borcun kabul edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının bonoların hile ile kandırılmak suretiyle alındığı ve bonoların sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarını ispatlayamadığı, davacının 11.03.2010 tarihinde borcu ödeme taahhüdünde bulunduğu ve 12.03.2010 tarihli protokolle de dosya borcunun taksitlendirildiği, bu durumun borcun kabulü anlamına geldiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.