(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15281
- Karar No
- 2011/15286
- Karar Tarihi
- 06.12.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/15281 E. , 2011/15286 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı temlik alan ... Varlık Yönetim AŞ. vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, banka kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, müvekkilleri ... Toptan Gıda AŞ., Bakkal Gıda AŞ. ve ...’ın davacının alacağını dayandırdığı Kredi Sözleşmelerinde kefil olarak imzalarının bulunmadığını, imzalarının bulunduğu Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin tasfiye edilerek borcun sona erdiğini diğer müvekkilleri açısından ise davacının %126 oranında temerrüt faizi isteminin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı asıl ve ek bilirkişi raporuna göre davalılardan ... Toptan Gıda AŞ., Bakkal Gıda AŞ., ...’ın kefil olarak imzaladıkları sözleşmeler üzerine kullandırılan kredilerin ödendiği, imzalarının bulunmadığı, sonraki sözleşmeler nedeniyle kullandırılan kredilerden dolayı sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle anılan davalılar hakkındaki davanın reddine, diğer davalıların icra dosyasında asıl alacağa takip tarihinden itibaren %126 oranında temerrüt faizi işletilmesine yönelik itirazlarının iptali ile asıl alacağa %126 oranında temerrüt faizi işletilmesine, 4.320 TL çek yaprağı bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, 10.000 TL bedelli teminat mektubu yargılama sırasında bankaya iade edildiğinden teminat mektubu ile ilgili olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Mahkemece, davada kabul edilen kısımların maktu harca tabi olduğu, davacı banka ve temlik alan ... Varlık Yönetimi AŞ., kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle açılan davalarda harçtan muaf bulunduklarından reddedilen kısımlar açısından harç tayinine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 123/son maddesindeki harç istisnası yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere uygulanmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih, 2008/81 Esas ve 2010/8 karar sayılı kararı ve Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2010 tarih 2010/12443 Esas ve 2010/471 karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Harç; bazı kamu hizmetlerinden yararlanan ve hatta kanun hükmü ile yararlanmak zorunda bırakılan özel ve tüzel kişilerin, özel menfaatlerine ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında belli bir ölçüde bu hizmetlerin maliyetine katılmaları amacıyla konulan ve zor unsuruna dayanan mali yükümlülüklerdir. (Pınar, Burak: Yargı ve İcra Harçları, Ankara 2009, S.1-3) Mahkemelerin yürüttükleri yargısal faaliyet ve işlemler parasız değildir. Devlet mahkemeleri işler bir şekilde hak arayanların hizmetinde tutabilmek için, bazı giderler yapar ve bu giderilerin bir kısmı mahkemelerin faaliyetlerinden yararlananlardan harç olarak alınır. Nitekim Yargıtay bir içtihadı birleştirme kararında; "harç , devletin mahkemeler aracılığı ile yaptığı adli hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Ancak yasada belirtilen durumlarda harç alınacağı" biçiminde karar vermiştir. (16.11.1983 gün ve 5/6 sayılı İçt. Birl. K.) Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere harcın alınması ve tamamlanması yanların isteğine bırakılmayıp bu yönün resen gözetilmesi gerekmektedir. Somut olay bakımından, davanın kabulü oranında davalı tarafa nispi karar harcının yükletilerek hazineye gelir yazılması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile harçla ilgili yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.