(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7014 E. , 2011/2895 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalı kurum tarafından müvekkili hakkında haksız olarak tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturasını ödemek zorunda kaldıklarını bildirerek haksız alınan 5.017.-TL’nın 27.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaçak elektrik kullandığını, alınan bedelin haklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının sayaç ve ölçü sistemine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı, ancak tahakkuk ettirilen faturanın fazla olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.666.67.-TL’nin 27.02.2007 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2009 yılı için 1.400.-TL’dir
Davacı vekili tarafından temyize konu edilen miktarın 1.350.33.-TL olması nedeniyle 13.10.2009 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2.Davalının temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, rapora davalı tarafından da itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece, yeni bir bilirkişiden davalının bilirkişi raporuna itirazları ve yönetmelik hükümleri de dikkate alınarak rapor tanziminin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.