(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3002 E. , 2010/570 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, ... ile müvekkili banka arasında diğer davalıların kefaletiyle genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin teminatı olarak davalı ...’ın maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, verilen kredinin ödenmemesi üzerine yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağının %40’ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı banka ile davalı ... arasında diğer davalıların kefaletiyle genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ayrıca teminat olarak davalı ... adına kayıtlı taşınmazın ipotek edildiği, faiz oranının %150 olduğu belirtilerek 16.203.53 TL toplam borç üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Genel kredi sözleşmesinin kefili davalı ..., ipotek akit tablosunda asıl borçlu olmadığı gibi ipotek edilen taşınmazın maliki de değildir. Bu nedenle mahkemece adı geçen davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2.Somut olayda davacı banka tarafından 17/3/2005 tarihinde kredi hesabı kat edilmiştir. Davaya konu ipotek akit tablosunda %150 değişken faiz öngörülmüş olup, genel kredi sözleşmesinin 54’üncü maddesinde, akdi ve temerrüt faizinin belirlenmesi yöntemi açıklanmıştır. Mahkemece, anılan sözleşme hükmü gözetilmeden temerrüt tarihinden itibaren %150 oranında sabit faiz uygulanmak suretiyle alacağın tahsiline hükmedilmesi doğru değildir.