Aramaya Dön

(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/8185
Karar No
K. 2012/2609
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2011/8185 E.  ,  2012/2609 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -

Davacı vekili, icra takip dosyasına konu davalı ...’ın lehtar, diğer davalı ...’in ise ciranta olduğu 12.09.2006 düzenleme tarihli,12.10.2006 vade tarihli, keşide yeri Alanya olan 108.000,000 TL. miktarlı senette keşideci olarak müvekkilinin göründüğünü, oysa senedin dava dışı ... tarafından düzenlendiğini ileri sürerek söz konusu senet nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalılar aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., davacı ile arasında herhangi bir borç ilişkinin bulunmadığı gibi davacıya karşı herhangi bir icra takibinde de bulunmadığını, bu davanın ...’ a karşı açılması gerektiğini, pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı aracılığıyla tanışan davacının müvekkili ile ortak Huzurevi açmak için müvekkilinden 108.000,000 TL. borç para aldığını, davalı ...’ın da müvekkiline 12.10.2006 vadeli 108.000,000 TL. senedi ciro ederek verdiğini, senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle senette lehtar olan davalı ... ile keşidecisi davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, takipte davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını senedin başına “yüz” yazılarak 8000 TL. bedelli senedin 108.000,000 TL. bedelli senet haline getirilmek suretiyle senet metninin tahrif edildiğini ileri sürerek takibe itiraz etmesi üzerine Alanya İcra Hukuk mahkemesinde yapılan yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile senetteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunun ancak senette tahrifat yapılarak 8.000 TL. olan senedin 108.000,000 TL. haline getirildiğinin tespit edildiğini, açılan davanın reddi gerektiğini savunarak davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, dava konusu senet nedeniyle davacının imzaya ve borca itirazı üzerine Alanya İcra Hukuk mahkemesince yapılan yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğunun, ancak senetteki bedelin yazı ile yazılan kısmında yapılan tahrifat sonucunda 8.000 TL. olan senedin 108.000,000 TL. ye dönüştürüldüğünün tespit edilmesi nedeniyle takip konusu senetteki bedelin tahrifattan önce 8.000 TL. olduğu gerekçesiyle davacının imzaya itirazının reddine borca itirazının kısmen kabulüne dair verilen ve Yargıtay 12. HD’nin 2010/3729 E.-2010/16006 K. Sayılı İlamı ile onanarak kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesinin kararının mahkemece güçlü bir delil olarak kabul edildiği, davacının yargılama sırasında senedin 8.000 TL. olarak düzenlenmediğine dair delil ibraz edemediği, senedin 8.000 TL. olarak düzenlendiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddi ile kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı lehine %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece senette tahrifat olduğu ve imzanın davacıya ait olmadığı iddia edildiği halde, Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi dar yetkilidir ve icra mahkemesince verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Geniş yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan menfi tespit davasında senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gibi davalı-lehtar ...’ın açıkça cevap dilekçesinde davacının kendisine herhangi bir borcunun olmadığını beyan etmesine rağmen bu beyan değerlendirilmeksizin bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2010/171 esas sırasında kayıtlı resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının sonucu beklenilmeden karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.