(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/731 E. , 2011/3026 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalıların da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazlarının davalı şirket yönünden 698.297.03.-TL kefiller bakımından 658.190.00.-TL üzerinden kısmen iptaliyle, takibin devamına, takipten itibaren asıl borçlu yönünden 689.607.97.-TL ana paraya kefiller yönünden 650.000.-TL ana paraya %72 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında gider vergisi uygulanmasına,
İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla belirlenen 275.842.-TL icra inkar tazminatının asıl borçlu şirketten tahsiline, kefil olan diğer davalıların bu tutarın 260.000.-TL’sinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olmalarına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen hükmün 3.maddesinde davacı banka harçtan muaf olduğundan yatırmış olduğu 9.482.80.-TL nisbi harcın davacı bankaya iadesine karar verilmiş ise de, aleyhine hüküm tesis edilen davalılar aleyhine harca hükmedilmediği görülmektedir.
Somut olayda, davalıların harçtan muaf olmayıp, Harçlar Kanunu’nun 123/son maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan miktar üzerinden nisbi karar ve ilam harcına hükmedilip davalıların bu harçtan sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.