Esas No
E. 2011/10552
Karar No
K. 2011/14663
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi

E. 2011/10552 K. 2011/14663 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/10552, K. 2011/14663, T. 24.11.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10552
Karar No
2011/14663
Karar Tarihi
24.11.2011
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2011/10552 E.  ,  2011/14663 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 20.05.2010 No : 187-214 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... Turizm A.Ş arasında imzalanan Genel Kredi ve Nakdi Kredi Sözleşmeleri uyarınca adı geçen şirkete müvekkili bankaca kredi kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, asıl borçlu şirketin (1) kodlu kısa vadeli nakdi yabancı kredisinin ödenmesinde temerrüde düşmesi üzerine ihtarname gönderilerek hem bu kredi için hem de borçlu şirketin müvekkili bankadan kullandığı (766) adet çeke ilişkin olarak ödemekle yükümlü olunan yasal yükümlülük tutarının tahsili için ilamsız takip başlattıklarını, ancak davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini belirterek davalı ... yönünden 1.492.927.79 TL üzerinden, davalı ... yönünden ise 2.124.860.64 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının istemlerinin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen kredi sözleşmelerinden haberdar olmadıklarını, böyle bir sözleşmeye imza atmadıklarını müvekkilinin imzaları varsa bile, ancak önceki dönemler, başka şirketler veya başka kredi ilişkileri ile igili olabileceğini bildirerek davanın reddi ile müvekkilleri lehine ayrı ayrı %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in sadece 500.000 $ limitli sözleşmeye kefil olduğu, bu tutarın takip tarihi itibariyle 618.850 TL'ye tekabül ettiğini, adı geçen davalının takiple temerrüde düştüğü gerekçeleriyle bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 618.850 TL asıl alacak ve asıl alacağa takipten itibaren yıllık %80 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi işletilmek ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalı ... 'ın ise sözleşmelerde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, davacı bankanın takipte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki belgeler üzerinde inceleme yapan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu banka alacağının 2007 yılında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı banka vekili ise, dava konusu alacağın davalılarca kefil olarak imzalanan tüm kredi sözleşmelerinden kaynaklandığını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde inceleme yapıtırılarak dava konusu alacağın hangi kredi sözleşmesi ya da sözleşmelerinden kaynaklandığının tespit edildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog