(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/12506 E. , 2010/7858 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih :15/07/2009 Nosu : 792/386 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, kredi sözleşmesindeki kefil sıfatı ile atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığını, girişilen icra takibine aynı iddialarla davacının itiraz ettiğini, ...
3.İcra Mahkemesinde (2008/615 Esas) itirazın kaldırılması davası açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, icra mahkemesince yapılan imza incelemesi neticesinde imzanın davacıya ait olmadığı saptandığı zaman takibin davacı açısından zaten duracağını, menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar ve menfaatin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde icra mahkemesinin aldığı rapora göre sözleşmedeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. İcra mahkemesince verilen kararlar takip hukukuna ilişkin olup, ihalenin feshi ve istihkak davaları hariç olmak üzere maddi hukuk açısından kesin hüküm oluşturmazlar. Bu nedenle menfi tespit davası açmakta borçlunun hukuki yararı vardır.
Mahkemece açılan davanın İİK’nun 72.maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davası olduğu gözetilip, iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp, hep birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.