Esas No
E. 2006/1827
Karar No
K. 2006/8555
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Hukuk Dairesi

E. 2006/1827 K. 2006/8555 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/1827, K. 2006/8555, T. 31.05.2006
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/1827
Karar No
2006/8555
Karar Tarihi
31.05.2006
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Aile Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Hukuk Dairesi         2006/1827 E.  ,  2006/8555 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ       :Eskişehir 2. Aile Mahkemesi

TARİHİ        :6.12.2005

NUMARASI                               :1420 - 1298

DAVA TÜRÜ                               :Boşanma - Nafaka

TEMYİZ EDEN       :A. K.

   

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1.Kadına  isnat edilen olayların boşanma davasından sonra gerçekleştiği anlaşıldığından hükme dayanak yapılamaz. Boşanmaya yol açan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen davacı-davalı koca tamamen kusurludur.         *Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü  tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü  böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada  mademki birlik artık sarsılmış  diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.       #Öyle ise Türk  Medeni  Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa  kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.      *Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)             #Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden  beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin  reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

2.Toplanan delillere göre davacı-davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu ve davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı - davacı kadının tedbir nafakası davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.                                                

SONUÇ: Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle  BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine  işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere  oybirliğiyle karar verildi. 31.05.2006 çar.

 

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog